Reşat ATALIK
1935 yılında İstanbul’un Avrupa yakasında Gedikpaşa semtinde doğdu. Biz burada ailesini, kökenini, resme olan sevgisinin başladığı çocukluk çağı ve daha sonra lise sıralarında gelişen gençlik yıllarını ki bu meyanda çeşitli şampiyonluklarla dolu sporcu kişiliğini bir yana bırakarak, doğrudan ressam kişiliğini mercek altına alırsak anladığımız kadar bize öyle geliyor ki, sanatçımız halen dünyada yaşamakta olan en büyük ressam olup aynı zamanda Leonardo da Vinçi’den bu yana ‘’Bütünler teorisi’’ni geliştirmiş, ressamlığı yanısıra mantıkçı, ‘’philosophe’’ ve matematikçi olarak da dünya çapında bir bilim adamı.

Ve işte hemen akabinde 1959 uluslararası 1.ci Paris Biennale’ine seçilerek ülkemizi temsilen katılmış; ayrıca gene 2 büyük eseriyle seçilerek katıldığı 1959 uluslararası San Paolo Biennale’inde Brezilya’nın katalog ve tarihi arşivlerine geçmiş; 1960 da yapılan uluslararası Guggenheim Konkuruna ülkemizi temsilen iştirak ederek New York’ taki Müze awardına en genç sanatçı olarak girmiş; gene aynı yıl yapılan uluslararası Tunus sergisine dakkati çeken sanatçı ünlü Express dergisinde konu olup ülkemizi lehine çıkan yazı üzerine hariciyemiz teşekkür belgesi göndermiş; ayrıca çok genç olduğu halde o yıllarda basılan C.Eşat Arseven’in ansiklopedik Türk Sanat Tarihinde adına yer verilmiştir.
1961 uluslararası 2. İnci Paris Biennale’inde 13 ülke kapsayan ‘’Ortadoğu resim sanatı ödülü’’ ile UNESCO Gençlik teşkilatının verdiği ödülü olmak üzere Paris’e davet edilmiştir.
Bu sırada M.Eğitim Bakanlığının Akademi birincileri arasında açtığı geleneksel Paris Konkurunu da ‘’Birincilikle’’ kazanarak Paris’e yerleşmiş olduğunu görmekteyiz.
1962 yılında ‘’Şeytanlar ve Güzel Sanatlar’’ adlı eseriyle katıldığı Devlet Sergisinde ‘’Devlet Ödülü’’ kazanına eseri İstanbul Resim ve Heykel Müzesi’ne alınmıştır.
Paris’te bir yandan sanatla uzmanlık ve doktorasını yaparken ‘’L’Ecole N. Superieure des Beaux Arts’’ ta Maitre Briachon öğrencisi olmuş; Louvre Müzesi’nde Rönesans’ın büyük utstalarından P. Ucello’dan devasa bir kopya yapması olay olmuş; Louvre Müzesi conservatrice’i ünlü sanat otoritesi Mme. Adhemar sanatçımızı yakından tanımak istemiş ve sonra da orada aynı zamanda chardin’den kopya yapmakta olan P.Picasso’yla da tanıştırmak istemiştir, fakat hatıratından öğrendiğimiz kadar sanatçımız bunu pek önemsememişken, kendisi için asıl önemli olanın bu sırada Jardıin Jussieu’de yapılan bir satranç turnuvasında şampiyon olması vesiesiyle 20.i yüzyılın en büuük ressamların arasında sayılan ve ‘’Section D’OR’’ grubunun yaratıcısı olarak bilinen Jaeques Villon ile tanışıp davet edildiği Puteaux’ taki ünlü atölyesinde satranç oynayıp resim sanatı üzerine konuşmaları olmuştur. Bu olaydan kısa bir süre sonra da, gene dünyaca ünlü bir otorite olan Paris Modern Sanatlar Müzesi conservateur’u Bernard Dorivel ile tanuşmaları da aynı derece önemlidir zira Dorival Atalık’ın eserlerinden bir an kadarını görüp beğenmekte kalmamış değerlendirmek için Müze adına resmen Fransa Milli Komitisi’ne müracaat ile Atalık’ın bir eserine 1965 yılında takip olmuştur ki bunun sonuncunda ömür boyu sürecek saygılı bir dostluğa dönüşmüştür.
Zikre değer diğer relation’lar arasında henüz 1959 da 1.ci Paris Biennale’i bünyesinde sanatsever sosyetik bir çevre içinde (Baron de Rede, Vikomtesse de Nosille….davetlerine katılırken Andre Malresu, dünya sanat kritikleri başkanı R.Cogniat ile tanışmaları ki daha sonra Cogniat’ın ressamımızdan seçtiği bir eseri uzun süre bakanlıkdaki odasında korunmuştur).
Fakat sanatçımız için bu geçici ilişkilerden çok daha önemlisi Kalıcı dostluklardı bu cumlden 1961 yılında henüz Paris’e yerleşmeye çalıştığı bir sırada ‘’Grand Prix de Rome’’ gibi tarihi bir ödül kazanmış bir ressam olan Joel Moulin ve annesiyle tanışmış olmasıdır ki, 1962 yılı başında Joel henüz Roma’da ikamet ederken onların Paris’te Cadet’deki evlerinde yaz ayları boyunca kalmış ve kendini evinde hissederek orada yaptığı 3 eserle M.Brianchon beğenisini kazanmak suretiyle Beaux Arts’a kabul edilmiş olmasıdır ki, bu da hem Fransız hükümetinin sanatçılara tanıdığı geniş imkanlardan yararlanması açısından, hem de bu aileyle ömür boyu sürecek dostlukları açısından önem kazamaktadır. Daha sonra gösteren triple portait’si bugün Joel’in ağabeyi olan ünlü aktor Jean Pierre Moulin’in koleksiyonunda yer almaktadır.
All products
